Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın 2023 yılı sonuçları belli oldu. 1968’den bu yana İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan İSO 500 araştırmasına göre üretimden satışlarda en büyük kuruluş 484 milyar liralık satışlarıyla Tüpraş oldu. Tüpraş’ı 238 milyar liralık üretimden satışlarıyla Ford Otomotiv takip ederken, üçüncü sırada yaklaşık 227 milyar liralık üretimden satışlarıyla Star Rafineri yer aldı.

İSO 500’e damgasını vuran çelik firmalarının çoğunlukta olması ise dikkat çekti. Çelik sektörü için oldukça gurur verici tabloda yer alan bütün çelik firmalarını tebrik ediyor ve birkaç firmayı sizler için paylaşıyoruz. Aşağıda detaylı listeden tüm sıralamaya ulaşabilirsiniz.

İSO 500’de yer alan bazı çelik firmaları şöyle; Ereğli Demir Çelik, İskenderun Demir Çelik, Çolakoğlu Metalurji, Tosçelik, Kardemir, Borçelik, Yücel Boru, Kroman Çelik, Assan Alüminyum, İzmir Demir Çelik, Tosyalı Demir Çelik, Baştuğ Metalurji, Tat Metal, Diler Demir Çelik, MMK Metalurji, Yeşilyurt Demir Çelik, Atakaş, Yazıcı Demir Çelik, Kaptan Demir Çelik, Hasçelik Kablo, Kocaer Çelik, Ekinciler Demir Çelik ve daha birçok çelik firması yer alıyor.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO 500'e ilişkin şunları söyledi: İSO 500’ü yakından takip edenler artık biliyor; son beş yıldır güncel İSO 500 araştırmamız ile birlikte, 50 yıl önceki araştırmamızın baskısını da sizlerle paylaşıyoruz. Bu yıl sizlere dağıtılan dosyanın içinde, 1974 yılında yaptığımız araştırmanın sonuçlarını kapsayan, “Türkiye’nin 100 Büyük Firması” adı altında yayınladığımız dergiyi bulacaksınız.

15 Ağustos 1974 tarihli bu araştırmaya çok kısa bir iki gönderme yaparak sanayimizin 50 yılda nereden nereye geldiğine dikkatinizi çekmek istiyorum. 1973 verilerini kapsayan araştırmaya göre; sanayimizin neredeyse yüzde 75’i İstanbul ve çevresinde yerleşik görünüyor. Listeye özel sektörden İstanbul dışında sadece İzmir, Adana, Ankara, Bursa ve Tekirdağ’dan girebilen şirketler var.
Araştırmaya önsöz yazan Rahmetli, çok Sevgili Nurullah Gezgin Başkanımız; o yıl listeye Kayseri’den iki yeni şirketin girmesini bakın nasıl memnuniyetle anlatıyor:

“Türkiye ölçüsünde bu dev firmalar arasında bir Orta Anadolu şehri olan Kayseri’den de iki firmanın yer alması sanayileşmemizin yurt kesimine dağılmakta olduğunun belirgin ifadesidir.”

Bir de bugünkü panoramaya bakalım isterseniz. Az sonra ekranlara da getireceğimiz güncel listeye baktığımızda İSO 500’e İstanbul dışından giren sanayi kuruluşlarımızın sayısının 349 olduğunu göreceğiz. Ve artık Kahramanmaraş’tan Gaziantep’e, Samsun’dan Denizli’ye, Kayseri’den Konya’ya kadar; geçen 50 yıl içinde “Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının” ülkemizin dört bir yanında yükselmiş olmasından bizler de bugün kıvanç duyuyoruz.

İSO 500 Büyük araştırmamızın sonuçlarına geçmeden önce, bu yılki araştırmadan çıkan ve bizi mutlu eden, umutlandıran birkaç gelişmeden kısaca söz etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi her yıl sizinle paylaştığımız ve araştırmanın check-up’ı da diyebileceğimiz özet veriler içinde “Sanayide Teknoloji Yoğunluklarına Göre Yaratılan Katma Değer Dağılımı”nı da inceliyoruz. Doğrusunu isterseniz son yıllarda, araştırma olgunlaştığında en çok merak ettiğimiz ve ilk baktığımız verilerden biri de budur.

Sanayimizin düşük, orta ve yüksek teknoloji ile bağını en somut şekilde ortaya koyan bu verilerde son yıllarda genellikle durağan, değişmeyen bir seyir vardı. Fakat bu yıl az sonra grafiklerini de paylaşacağımız gibi, sanayimizde orta-yüksek ve yüksek teknolojiye doğru olumlu bir kırılma yaşandığını görüyoruz. 2022 yılına göre 2023 yılında, yüksek ve orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin yaratılan toplam katma değer içindeki payını 4 puan artırması sanayimizin teknolojik dönüşümü adına umut vericidir.

Sanayide her zaman ciddi bir sorun olan nitelikli finansmana erişimin en başta gelen çözüm seçeneklerinden biri hiç kuşkusuz halka açılmadır. İşte bu yıl İSO 500 içinde halka açılan sanayi şirketleri sayısında önemli bir artış görüyoruz. Bunların önemli bir kısmı da yeni halka açılmalar olarak kayıtlarımızda yerini almış bulunuyor. Bu da sanayicilerimizin bu önemli finansman seçeneğine artık daha sıcak baktıklarının göstermesi açısından sevindiricidir.

İSO 500, bunlar ve daha birçok veri ile bir anlamda sanayimizin bugününe ve geleceğine ilişkin çok değerli bilgileri bizlere ve ekonomi kamuoyuna yıllardır fısıldıyor. Ülkemizin teknolojiye dayalı, nitelikli, rekabet edebilir ve katma değerli üretim için ne yapması gerektiğini görmek isteyenler için, “İSO-Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırmaları”nın geçmişten bugüne eşi bulunmaz ve yararlı bir veri setini ortaya koyduğunu düşünüyorum.
Bu bilgiler bir anlamda büyüklerimizin bizlere bıraktığı, bizlerin devam ettirdiği bir miras. …Ve bence mirasların en kıymetlisi. 1968 yılında bu kıymetli araştırma vizyonunu ortaya koyarak ilk adımı atan, bugün aramızda olmayan tüm değerli sanayici büyüklerimizi ve İSO çalışanlarımızı, İSO 500’ün bugünlere aynı saygınlıkla gelmesinde emeği olan herkesi buradan saygıyla yad ediyorum.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da İSO 500 için adeta aylar öncesinden kampa girerek, sanayi şirketlerimizden gelen verileri bilimsel bir özen ve titizlikle değerlendiren ve tamamlayan; öncelikle İSO Ekonomik Araştırmalar ve Kurumsal Finans Şubemiz olmak üzere danışmanlarımıza da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

Tabii bir teşekkür de sanayi şirketlerimize… Türkiye ekonomisinin bu tarihsel arşivine her yıl bizimle paylaştıkları bilgileri ile çok değerli katkıda bulunan; İSO 500 araştırmamızın ortaya çıkmasındaki en kıymetli paydaşımız olan sanayi kuruluşlarımıza da buradan şükranlarımızı gönderiyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Araştırmamıza geçmeden önce, sonuçları daha iyi analiz edebilmemiz için 2023’te sanayi sektörümüzü etkileyen yurt içi ve yurt dışı ekonomik gelişmelere kısaca değinmenin yararlı olacağını düşünüyorum.
Öncelikle dış gelişmelere baktığımızda; 2023 yılında dünyada üretim ve ticaretin önemli ölçüde yavaşladığını ve büyümenin tarihsel ortalamalara göre zayıf kaldığını görüyoruz.

Yıl boyunca jeopolitik gerilimlerin yüksek seyri, dünya ekonomisinde derinleşen teknolojik rekabet, artan korumacılık ve kutuplaşma eğilimleri büyümeyi baskıladı. Bu zayıflık dünya genelinde sektörel olarak sanayiyi, bölgesel olarak da Avrupa’yı olumsuz ayrıştırdı. Türkiye ekonomisi ve sanayimiz, başta Avrupa talebinin zayıflığı ve jeopolitik gerilimler olmak üzere tüm küresel faktörlerden etkilenirken, kendi içinde de önemli gelişmeler yaşadı. Hepimizi yasa boğan 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri, yol açtığı insani kayıpların yanı sıra bölge ekonomisine de darbe vurdu. Bölgenin yeniden inşası önemli bir kaynak gereksinimini ortaya çıkardı.

Ekonomi politikalarına baktığımızda, hatırlayacağımız üzere yılın ilk yarısı boyunca büyüme önceliği korunarak enflasyon ve cari açık gibi kırılganlıkların geri planda kaldığı yaklaşım devam etti. Seçimlerden sonra, yani yılın ikinci yarısında ise büyük bir değişim yaşanarak enflasyonla mücadele merkezli bir normalleşme programı devreye alındı.

Öte yandan bu değişim süreci, sanayimiz açısından kaçınılmaz olarak daha sıkı finansman koşullarına ve daha zorlu bir iş yapma ortamına yol açtı. Bu bağlamda hem büyüme performansı hem de ekonomi politikaları açısından adeta “iki ayrı yıl” yaşandığını vurgulamamız gerekiyor. Sonuç itibarıyla 2023 yılında ekonomik büyümemiz yüzde 4,5 büyümeyi başardı ise de bu büyümenin yapı olarak sağlıklı olduğunu söylememiz mümkün değil. Sanayi sektörümüz yüzde 0,8, imalat sanayi ise yüzde 1,6 büyüme ile genel ekonomik performansın gerisinde kaldı. İhracat ise Türkiye genelinde zayıf bir artış, sanayi sektöründe ise hafif bir düşüş kaydetti. Buna ithalattaki sert artışın da eklenmesiyle dış talebin büyümeye katkısı negatif gerçekleşti. Dolayısıyla, 2023’ün sanayi sektörümüz için daha zorlu bir yıl olduğunu da söylememiz abartılı olmayacaktır. Nitekim İSO 500 araştırmamızın 2023 sonuçları da sanayimizin içerisinde faaliyet gösterdiği bu ekonomik arka planı yansıtması bakımından oldukça değerli bulgular içeriyor.

Sonuçlara geçmeden önce son olarak önemli bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Bildiğiniz gibi yüksek enflasyon nedeniyle, 2023 yılında enflasyon muhasebesi uygulaması yıllar sonra yeniden hayatımıza girdi. Az sonra detaylı şekilde göreceğimiz gibi; parasal olmayan kıymetler üzerinde uygulanan enflasyon düzeltmesi, İSO 500 firmalarının özkaynak ve aktif toplamı büyüklüklerini de önemli ölçüde etkilemiştir. İSO 500, enflasyon düzeltmesi uygulamasının sanayi kuruluşlarına etkilerini geniş bir veri setiyle ölçerek analiz eden öncü ve bilimsel bir araştırma olması açısından da büyük değer taşıyor.

Sıralama için: https://www.iso500.org.tr/500-buyuk-sanayi-kurulusu